ALT SAYFALAR


HABERLER


Tüm Haberler

BU AY TANIYACAĞIMIZ ÜNLÜMÜZ METİN GÜÇLÜ,,

 METİN GÜÇLÜ

21 Mayıs 1958’de Yozgat'ta doğan Metin Güçlü, ortaokul sıralarında ödüller kazandığı resim çalışmalarına 1975 yılında yoğunluk vermeye başladı.

1981-1982 döneminde Marmara Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nden mezun oldu. 1987-1991 yılları arasında Almanya ve Fransa başta olmak üzere çeşitli ülkelerde sanatla ilgili teorik çalışmalar ve birçok ressamla atölye çalışmaları ve araştırmalar yaptı, büyük ustalarla çalıştı, dersler aldı. J. Dubuffet ve Cobra Grubu ressamlarını inceledi.

1985-2005 yıllarında bir yandan resim çalışmalarına devam ederken bir yandan da bazı özel kuruluşlarda genel yayın yönetmenliği, metin yazarlığı ve kreatif direktörlük faaliyetlerinde bulundu. Yayıncılık alanında da önemli işlere imza atan sanatçı, eğitim alanında yayımlanan çok sayıda kitabın tasarım ve üretim sürecini gerçekleştirdi. Ağırlıklı olarak yağlıboya tekniğiyle çalışan Metin Güçlü, eserlerinde renklerin karşıtlığını, kontrast vurgusunu bilinçli kullanarak, çelişkilere, mücadelelere, acı ve sıkıntılara, savaş ve arayışlara küçük saptamalar, bazen korkutan ve sarsan bazen güldüren ama umudu hep ayakta tutan, düşündürücü göndermeler yapar. Soyut düşünmenin cilveleri olan anlık duygulanımlar, algılar, sezgiler, psişik dünya, etkileşimler, ruhsal yükseliş ve çöküşler, kültür baskısı, kentsel paranoyalar çarpıcı simgeler, şaşırtıcı objeler ve çözülmeyi bekleyen şifreler olarak Metin Güçlü tuvallerindeki kurguda yerlerini alır.

“Kentsel olsun, kırsal olsun yaşamın insana yüklediği baskıların ve bunların oluşturduğu anlık paranoyaların, bir anlamda bir benlik kaybı, bir anlık yok oluş veya şuur kaybı gibi ‘karanlık’ bir yan taşıdığını fakat aynı zamanda bu anların yarattığı dönüştürücü zorlamaların, yönetenlere karşı kamuoyu baskısına dönüşen ve iyileştirici efektler gibi umut yeşerten bir yanının, öyle ‘ışık’lı bir faydasının da bulunduğunu’’ belirten sanatçının çalışmaları için, sanat yazarı ve eleştirmen Sema Olgaç: ‘’Metin Güçlü’nün resimleri bu anı ya da o anı, geçmiş ya da gelecek arasındaki geçişin insanı boğan, çoğu kez labirentten çıkmaya iten çıkışsız girdabın derinliğinde yok oluş gibidir. Bu yüzden onun tablolarını izlerken siz de sanki sanatçıyla birlikte tüm kızgınlıklarınızı, depresif, agresif, nevrotik ve paranoyak bilinç akışında, her şeyi bir anda söylemek istemiyle tuval ile kavga edersiniz. Onun kompozisyonları Umberto Boccioni’nin doğaçlamasında Picasso’nun kübist çözümlemelerine yer verir ve Dubuffet gibi “Sanat daima biraz güldürmeli, biraz korkutmalı” dercesine izleyicisini düşündürür.” diyor.

Kişisel ve karma sergilerine devam eden, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli özel koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı, kendi tabiriyle ‘’caz renkleri’’ndeki çalışmalarını halen İstanbul’daki atölyesi'nde sürdürmektedir



Ana Sayfa - Hakkımızda - Rehberlik - Etkinlikler - Fotoğraf Galerisi - İletişim

Bu site Yayıngaç altyapısını kullanmaktadır.
Tasarım ve Geliştirme: Ertuğ Karamatlı


Heidi Images © Nippon Animation
0.0400